Rehber
10-20-70 kuralı nedir? Yapay zekâda değerin %70'i nereden gelir?
10-20-70; yapay zekâdan değer yaratmak için harcanan çabanın yaklaşık %10'unun algoritmaya, %20'sinin veri ve teknolojiye, %70'inin insana ve iş süreçlerine gitmesi gerektiğini söyleyen bir dağılım kuralıdır. Kaynağı BCG'dir; sıkça sanıldığı gibi McKinsey değil. Bir bütçe formülü değil, bir öncelik uyarısıdır: kurumların çoğu bu dağılımı tersine çevirir. %70'in ağırlığı da eğitim değil, işin kendisinin yeniden tasarlanmasıdır.
Çabanın %70'i modelde değil, işin yeniden tasarımında.
10-20-70 kuralı nedir
10-20-70, bir kurumun yapay zekâdan değer yaratmak için harcadığı çabanın nasıl dağılması gerektiğini tarif eder. Oranlar şunu söyler: %10 algoritma ve model, %20 veri ve teknoloji, %70 insan ve süreç. Bu bir teknoloji tavsiyesi değil, bir öncelik uyarısıdır; asıl işin nerede durduğunu gösterir.
Üç kovanın içi şöyle doludur:
- %10, algoritma ve model. Hangi modelin seçileceği, nasıl ince ayar yapılacağı, istemlerin nasıl kurgulanacağı, çıktının doğruluğunun nasıl sınanacağı.
- %20, veri ve teknoloji. Veriye erişim, entegrasyon, arayüz ve çalışma güvenilirliği; kısaca çözümü ayakta tutan altyapı.
- %70, insan ve süreç. İş akışının yeniden tasarımı, rollerin ve sahipliğin değişmesi, yetkinlik inşası, yönetişim, teşvik ve ölçüm.
Kuralın asıl anlamı oranların kendisinde değil, kurumların bu dağılımı pratikte tersine çevirmesindedir. Tipik bir girişim çabasının çoğunu araç seçimine ve entegrasyona ayırır; insan ve süreç kısmı proje sonunda bir eğitim gününe sıkışır. Ortaya çıkan şey teknik olarak çalışan, ama kimsenin günlük işine girmeyen bir çözümdür.
Kural kimin ve kanıtı ne kadar sağlam
Kaynak BCG, McKinsey değil
Kural sık sık McKinsey'e atfedilir; doğru kaynak Boston Consulting Group'tur. İlk kamuya açık formülasyon 2018'de BCG GAMMA lideri Sylvain Duranton'a ait ve "algoritmayı inşa etmek işin yalnızca %10'u" cümlesiyle başlar. Aynı formül 2019 TED konuşmasıyla yayıldı, sonraki yıllarda BCG'nin yıllık yapay zekâ araştırmalarında tekrarlandı.
Tanım bu süre içinde bir miktar kaydı. 2018 formülasyonunda %20, uygulama ve arayüz geliştirmeyi tarif ediyordu; bugünkü kullanımda %20 veri ve teknoloji altyapısını anlatıyor. İkisi de aynı sonuca çıkar, ama kuralı bir sunumda alıntılıyorsanız hangi tanımı kullandığınızı bilmekte fayda var.
Kanıt bir yasa değil, bir yön
Oranlar ölçülmüş bir sonuç değil, saha gözlemidir. BCG'nin kendi ifadesiyle dağılım, yüzlerce şirketi kapsayan danışmanlık çalışmasından çıkarılmıştır; 10, 20 ve 70 sayılarının nasıl hesaplandığına dair yayımlanmış bir yöntem yoktur.
Kurala en yakın kamuya açık veri BCG'nin 2024 araştırmasıdır. 59 ülkede 1.000 üst düzey yöneticiyle yapılan çalışma, kurumların karşılaştığı zorlukların yaklaşık %70'inin insan ve süreç kaynaklı olduğunu söylüyor ve katılımcıların %74'ünün henüz somut bir değer üretemediğini raporluyor. Bu bulgu kuralı destekler; ama "engellerin dağılımı" ile "çabanın dağılımı" aynı ölçüm değildir.
Pratik sonucu şu: 10-20-70'i bir bütçe tablosuna çevirip savunmaya kalkarsanız ilk itirazda çöker. Bir önceliklendirme argümanı olarak kullanırsanız sağlam durur.
Aynı sonuca varan ikinci hat
McKinsey bu kuralı kullanmaz, ama bağımsız olarak benzer bir yere varır. 2025 araştırmasında test edilen 25 kurumsal özellik arasında, üretken yapay zekâdan EBIT etkisi görme olasılığını en çok belirleyen tek etken iş akışlarının yeniden tasarlanmasıdır. Aynı araştırmada kurumların yalnızca %21'i en azından bazı akışları köklü biçimde yeniden tasarladığını söylüyor.
MIT'in 2025 çalışması aynı boşluğu başka bir dille anlatır: kurumsal üretken yapay zekâ girişimlerinin büyük çoğunluğu ölçülebilir bir iş getirisi üretmiyor ve sebep model kalitesi değil, araçların iş akışına, yapıya ve alışkanlığa yerleşememesi. Üç ayrı kaynak, aynı teşhisi farklı kelimelerle kuruyor: sorun modelde değil, modelin gireceği işte.
En sık yapılan iki okuma hatası
"%70 demek, daha çok eğitim demek"
En yaygın yanlış okuma budur. Eğitim %70'in içindeki kalemlerden yalnızca biridir; ağırlık işin kendisinin yeniden tasarlanmasındadır. Eski akışı koruyup üstüne bir araç eklediğinizde ekip aynı işi biraz daha hızlı yapar, farklı bir sonuç üretmez.
Bu ayrım, eğitimin neden kalıcı olmadığını da açıklar. Eğitim bilgi verir; davranışı değiştiren şey, o bilginin gireceği bir akışın var olmasıdır. Akış değişmediğinde en iyi eğitim bile birkaç hafta içinde buharlaşır.
"%10 demek, algoritma önemsiz demek"
İkinci hata ters yöndedir. Oran, önemi değil çabanın dağılımını anlatır. Orijinal formülasyon bunu açıkça söyler: bu %10 kritiktir, çünkü modelin kalitesi geri kalan her şeyin tavanını belirler.
Aynı şey %20 için de geçerli. Veri erişilemezse, entegrasyon kırıksa ya da erişim sınırları belirsizse %70'lik çabanın uygulanacağı bir zemin kalmaz. Kural ilk iki kovayı küçültmeyi değil, üçüncüsünü hak ettiği yere büyütmeyi söyler.
%70 pratikte neye harcanır
Bu kısım soyut kalırsa kural bir slogana dönüşür. %70, dört somut iş kalemine ayrılır ve dördü de bir projenin sonunda değil, başında kurulur.
İş akışının yeniden tasarımı
İlk soru "hangi aracı alalım" değil, "bu iş hangi adımlarla yapılıyor ve hangi adım artık gereksiz" olmalıdır. Aracın akışın yanına değil içine yerleşmesi gerekir; bir işi yaparken yeni yöntemi atlamak mümkün olmadığında geri dönüş de kendiliğinden zorlaşır. Workflow rewire tam olarak bu işi tarif eder: süreci yapay zekânın etrafında yeniden kurmak, yapay zekâyı sürecin kenarına iliştirmek değil.
Sahiplik ve yetkinlik
Her senaryonun adı belli bir sahibi olur; sahibi olmayan bir kullanım ilk engelde savunucusuz kalır. Yetkinlik ise tek tip bir kursla değil, rolün kendi işindeki senaryolarla kurulur. Ortak bir istem standardı, örneğin RTCS-G, bir kişinin bulduğu iyi yöntemin ekibin devraldığı bir varlığa dönüşmesini sağlar. Tek seferlik farkındalıktan sürekli benimsemeye geçişin haritası Adoption Arc sayfasında.
Yönetişim ve ölçüm
Yönetişim, kimin neyi hangi sınırlar içinde yapabileceğini yazmaktır: hangi veri kullanılabilir, hangi çıktı insan onayı ister, hata hangi yolla geri alınır. Ölçüm ise sonradan eklenen bir rapor değil, baştan konan bir hedeftir; süre, hata ya da kapasite üzerinden kanıtlı biçimde ölçülür. Ölçülmeyen bir kazanım ilk bütçe tartışmasında savunulamaz.
Aşağıdaki kısa denetim, bir girişimi başlatmadan önce dağılımınızın nerede durduğunu gösterir. Boş kalan her satır, %70'in ihmal edilen bir parçasıdır:
Dağılım denetimi (girişimi başlatmadan doldurun)
Senaryo: hangi iş, hangi ekip, hangi sonuç?
%10 algoritma: hangi model, hangi istem standardı, doğruluk nasıl sınanır?
%20 teknoloji: hangi veri, hangi entegrasyon, hangi erişim sınırı?
%70 akış: hangi adım değişiyor, hangisi tamamen kalkıyor?
%70 sahiplik: senaryonun sahibi kim? (tek isim)
%70 yetkinlik: kim, ne zaman, hangi beceriyi kazanacak?
%70 yönetişim: hangi onay ve denetim noktaları tanımlı?
%70 ölçüm: hangi metrik, hangi tarihte kıyaslanacak?
Kuralı doğru kullanmanın yolu, oranları tutturmaya çalışmak değil; bugünkü dağılımınızı görmekten geçer. Kurumların çoğu %70'i ihmal ettiğini bilmez, çünkü o kısım kimsenin bütçe kaleminde görünmez. Nerede durduğunuzu Pusula olgunluk değerlendirmesiyle birkaç dakikada okuyabilir, ardından hangi iş akışının yeniden tasarlanacağına birlikte karar verebiliriz.
Kontrol listesi.
- Bütçenizin ne kadarı araç lisansına, ne kadarı iş akışı tasarımına gidiyor?
- Seçilen senaryoda akış yeniden tasarlandı mı, yoksa araç eskinin üstüne mi eklendi?
- Her kullanım senaryosunun adı belli bir sahibi var mı?
- Yetkinlik role göre mi kurgulandı, yoksa tek tip bir eğitim günü mü?
- Onay, sınır ve denetim noktaları yazılı mı?
- Etki bir iş sonucuyla (süre, hata, kapasite) ölçülüyor mu?
Sık sorulanlar.
10-20-70 kuralı kime ait?
Boston Consulting Group'a. İlk kamuya açık formülasyon 2018'de BCG GAMMA lideri Sylvain Duranton'a ait; kural sonraki yıllarda BCG'nin yıllık yapay zekâ araştırmalarında tekrarlandı. McKinsey'e atfedilmesi yaygın bir hatadır; McKinsey benzer sonuca farklı bir çerçeveyle varır.
Bu oranlar bütçe dağılımı mı?
Hayır, çaba ve dikkat dağılımı. Yazılım lisansının maliyet yapısı ile organizasyonel değişimin maliyet yapısı zaten kıyaslanabilir değil. Kuralı muhasebe tablosu gibi kullanmak yerine önceliklendirme sorusu olarak kullanın: asıl iş nerede duruyor?
%70'i eğitime mi ayırmalıyız?
Eğitim %70'in içindeki kalemlerden yalnızca biri. Ağırlık; iş akışının yeniden tasarımı, sahiplik, yönetişim ve ölçümdedir. Akış değişmeden verilen eğitim, ekibin eski işi biraz daha hızlı yapmasını sağlar; yeni bir sonuç üretmez.
%10 payı, model seçiminin önemsiz olduğu anlamına mı geliyor?
Hayır. Oran önemi değil, çabanın dağılımını anlatır. Orijinal formülasyon bile bu %10'un kritik olduğunu, çünkü modelin kalitesinin geri kalan her şeyin tavanını belirlediğini söyler.
Küçük ve orta ölçekli bir kurumda da geçerli mi?
Yön geçerli, rakamlar birebir değil. Az sayıda kişiyle çalışan bir kurumda süreç değişimi daha hızlı olur; ama sahiplik, yetkinlik ve ölçüm ihtiyacı ortadan kalkmaz. Kural bir formül değil, nereye bakacağınızı söyleyen bir işarettir.
En pahalı adım, yanlış yerden başlamaktır.
Kurumsal yapay zekâda çoğu bütçe, yanlış ilk adımda erir. Doğru başlangıç noktası kurumdan kuruma değişir; 30 dakikalık ücretsiz keşif görüşmesi sizinkini netleştirir.
